AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cesaret Oyunu.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rain Beckenbauer
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 85
Mücadele Tarafı : Deutsch stäbchen.
Sihirsel Soy : Muggle doğumlu ama kendini melez diye tanıtır.
Kayıt tarihi : 29/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Cesaret Oyunu.   Çarş. Ağus. 24, 2011 6:40 pm


    Rain Beckenbauer & Dianne Lewis & Baldric Sullivan

    Tatilin bir gününü bile boş geçirmemek adına gezmediği yer kalmamıştı Rain Beckenbauer'ın. Almanya'dan henüz dönen genç kız daha uçaktan iner inmez gezmeye başlamıştı bile. Hogwarts'da rahat olamayacağını bildiğinden gitmeden 'bir senelik' içmeye karar vermişti. O da her Alman gibi içki ve sigaraya çok düşkündü. Özellikle Beckenbauer ailesi barlarda geçirdiği vaktin fazlalığıyla bilinirdi. Evde her an ailesini içerken gören Rain de alışmıştı işte. Bu yüzden bünyesi de dayanıklıydı. Kolay kolay sarhoş olmazdı, daha hiçbir zaman kör kütük sarhoş olmamıştı. Kontrollü içmesini bilirdi ancak o gün bir istisna yapabilirdi. Hogwarts süresince sigarayı dahi getirtmekte zorlanıyordu, içkiyi düzenli olarak getirtmesi neredeyse olanaksızdı. 'Depo yapma' yöntemi bu yüzden o an için en mantıklı gelen seçenekti. Bir günlük kaçamak yapmakta da sakınca görmüyordu. Üzerini değiştirip yola çıktı. Karşısına ilk çıkan bara girdi. Vardığında, içeriye şöyle bir göz gezdirdi. Tanıdığa rastlamadı, açıkçası pek de dikkatli bakmamıştı. Boş bulduğu yere oturdu ve o an canı ne istediyse söyledi. Tek başına içmek pek eğlenceli değildi, ancak kör kütük sarhoş olmanın hep eğlenceli olduğunu söylerlerdi. Deneme fırsatı gelip çatmıştı Rain için. İçkisi önüne gelince barmene gülümsedi ve ardından saçlarını eliyle kulağının arkasına attı. İlk yudumu almadan önce bardağını kaldırdı ve sanki başkasına söylermiş gibi kendi kendine mırıldandı. "Şerefe, Beckenbauer." Kafasına diktiği orta boydaki bardağı tek seferde bitirdi ve yenisini istedi. Önündeki birkaç saat boyunca bu döngü tekrarlandı.

    İçeri girdiğinde çalmakta olan Veronicas zamanla yerini Joan Jett'e bırakmıştı. Bu da gecenin ilerlediğinin bir işaretiydi. Veya Rain o kadar sarhoş olmuştu ki zihni onunla feci bir oyun oynuyordu. Kendisinin 'sarhoşluk testi' olarak tanımladığı testi yapmanın zamanının gelmiş de geçiyor olduğunu fark etti. Düşmemeye çalışarak ayağa kalktı. Yer sanki hareket ediyordu. Elinden geldiğince düzgün yürümeye çalışarak barmenin yanına vardı. Beyninin konuşmayla ilgili bölümünü düzgün çalışması için zorlayarak barmene sordu. "Çalan şarkının adı ne?" Barmen şaşırmıştı. Ancak kendini toparlayarak cevap verdi. "I Love Rock'n Roll, Joan Jett'den. Sever misiniz?" Yanılmadığını görmek ve hala biraz ayık olduğunu fark etmek Rain'e iyi gelmişti doğrusu. Ancak o anda her zamankinden daha sarhoş olduğunu da farkındaydı. Barmenin sorusunu askıda bırakarak, teşekkür bile etmeden yerine gitti genç kız.

    Şarkının bildiği kadarına yarım yamalak eşlik ederken gözüne birisi ilişti. Çok güzel olduğunu bildiği halde 'süpürge' diye tasvir ettiği sapsarı saçlar yabancı birisine ait değildi. Kız dönünce yüzünü de gördü Rain. Hayır hayır, bu kız hiç yabancı değildi. Köşeli yüzü büyük gözleriyle bu kız, Rain'in belki de en son görmek isteyeceği kişiydi. Okulda sürekli tartıştığı bu kız, şimdi ne diye birden karşısına çıkmıştı ki? Rain'in sinirli bakışları etkili olmuş olacak ki kız da birden ona dönüp bakmıştı. İki taraf da tamamen sarhoş olmamakla birlikte ayık da sayılmazlardı. Kısa süren gergin göz kontağı, Rain'in alkolün de getirdiği cesaretle içkisini kapıp Dianne'in masasına gitmesiyle son buldu. Kendinden beklediğinden daha da normal bir sesle, üstelik alaycı tavrını takınarak konuştu Rain. "Eski dostum da buradaymış nasılsın bakalım?" Rain'in kendi masasından oraya gelmesini adım adım izleyen kız yine de şaşkın gibiydi. Bunu fark etmeyen Rain, hafif sallanarak kızın karşısındaki sandalyeyi çekti. Oturmak için hazırlanırken izin de almayı ihmal etmedi. "Boş gibi görünüyor. Oturabilir miyim, ah teşekkür ederim." Hemen lafını bitirince oturdu geriye doğru çektiği sandalyeye. Sarhoş olmanın niçin eğlenceli olduğunu söylediklerini anlıyordu o anda Rain, kimseye hesap vermek zorunda değildi. İstediği her şeyi yapabiliyordu ve bu özgürlük ona harika gelmişti. Ayıkken böyle bir şey yapmazdı, cesaret eksikliğinden değil de gereksiz bulduğu için. Ancak o özgürlüğü bulmuşken sonuna kadar tadını çıkarmak istedi. Kadehini karşısındaki cadının kadehine tokuştururken dudaklarından dökülen sözlere hakim olamadı. "Şerefe Lewis." Elindeki bardağı kafasına diken Rain, içkisini bitirince 'dostunun' tepkisini beklemeye koyuldu. Ateşle oynadığını farkındaydı ama çok eğleniyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dianne Lewis
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 480
Doğum tarihi : 07/03/94
Yaş : 24
Mücadele Tarafı : Babamın cüzdanı.
Sihirsel Soy : Safkan.
Kayıt tarihi : 29/05/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
30/60  (30/60)

MesajKonu: Geri: Cesaret Oyunu.   Perş. Ağus. 25, 2011 11:14 am

Dianne ağır adımlarla Judas'a doğru yürüyordu. Üzerine pastel renginde bir elbise giymişti. Altına çok sevdiği beyaz topuklu ayakkabılarını geçirmişti. Yüzünde hafif makyaj vardı ve saçları her zaman olduğu gibi salık ama düzenliydi. Arkadaşı Morena ile anlaşmıştı. Kafasını dağıtmak için biraz eğlenmeye ihtiyacı vardı. Sözleştiği gibi Morena onu bekliyordu. Arkadaşı da en az Dianne kadar güzel olmuştu. Sessizce el sıkıştılar. Zaten pek fazla konuşmazlardı. İkisi de son derece kibirli olduğundan değil -zaten öylelerdi- ortama alışamadıkları için. Çok şık giyimli olan bu iki cadı, bu salaş ortama pek alışamamıştı. Bir kaç kadehten sonra Morena sinirle kalktı. "Artık dayanabileceğimi pek sanmıyorum Dianne. Ben gidiyorum."Dianne kızın bu kararına şaşırmamıştı. Burası gerçekten iğrenç bir yerdi. Belki de annesi ile birlikte hep güzel yerlere gittiği için. Hayatında şık bir restaurant dışında başka bir yerde içki içmediği için belki de. Tedirgince masada ellerini birleştirdi. Genç ve yakışıklı garson ona doğru geldiğinde Dia farkında olmadan doğruldu ve saçlarını geriye attı. Garson nazik bir tavırla, "Bu güzel bayan ne ister, zavallı bir Judas garsonundan?" Dianne hoş bir kahkaha attı. Cilveli bir tavırla, "İyi laf yapıyorsun. Şimdi bir tane cin tonik almak istiyorum." dedi. Garson da gülerek içkiyi geri getirmek için gitti. Belki de bu yere katlanabilirdi Dia.

Gecenin ilerleyen saatlerinde beş-altı bardak devirmişti Dia. Hatta genç bir adamla dans bile etmişti. Hook Me Up çalıyordu. Ve onun en sevdiği şarkıydı. Neşeyle yerine oturduğunda Bir tane martini istemek için ellerini çırptı. Artık bazı şeyleri bulanık görmeye başlamıştı. Hafifçe sandalyesinden doğrulup etrafına bakıyordu. Ne yapıyordu? İstediği birazcık kafayı dağıtmaktı. Her şeyi toz pembe görmek değildi. Yavaşça elinde duran boş poşete baktı. Tanrım! Ne zamandan beri ot çekiyordu? Gözlerini kocaman açarak garsona poşeti fırlattı. Ardından da martiniyi yere devirdi. Dia böyle şeyler yapmazdı. Sinirle asasını çıkardı. "Bana ot mu verdiniz sizi moronlar?" Çoğu kofti olan etrafındaki kişiler hemen dağıldı ve bar sahibi Dia'yı güzel ve sakin bir masaya doğrulttu. Dia sinirle suyunu içerken gözüne tanıdık gelen bir kız ona doğru çarpık çarpık ilerliyordu. Lanet olsun! dedi içinden. Şimdi bir de bununla mı uğraşacaktı? Hem zaten kafası da çok iyi değildi. Kız daha da yaklaştığında keş Beckenbauer olduğunu anladı. Yanına gelip alaycı tonuyla, "Eski dostum da buradaymış nasılsın bakalım?" " Dia şaşkınlıktan ve öfkeden konuşamıyordu. Şu anda tam da ihtiyacı olan nefret ettiği keş bir Ravenclaw ile karşılaşmaktı. Hah! Dia'ya göre onlar akıllı değil inekti. Kız sadece öylesine oturmak istediğini sordu. Daha Dia ağzını açmadan pat diye oturdu. Dianne de yerinden hopladı. Bu kızdan nefret etmesi normaldi. Kibar değil ve ayrıca da aklı bir karış havadaydı. Hı! Şu an bunu söyleyen Dia ise birazdan ne olacaktı merak ediyordu. Kız kadehini uzattı ve "Şerefe Lewis" dedi.

Dia'nın sabrı taşmıştı artık. Karşısındaki genç cadıyı her zaman ki burnu havada tavrıyla süzdü. Onun için bir zavallıydı. Zaten Dia'nın dostu diyeceği kişiler bile yoktu. Onun için herkes ciddi anlamda zavallıydı. Dianne kimseye güvenmezdi. İyi bir ruh okuyucuydu çünkü. Herkesin sırlarını bilirdi. Duygularını öğrenebilirdi. Küçük bir yılan gibiydi o. Hiçkimseyi sevmezdi. Kendi binasından olmayanlara değer bile göstermezdi. Korkunç bir kızdı işte. Kimseye günahını bile vermeyecek bir kız. Ve şimdi böyle bir kız Dia'nın sabrını taşırmıştı. Rain Beckenbauer bunu biliyordu. Ve ateşle oynadığının farkındaydı. Uyuyan yılanın kimse kuyruğuna basamazdı. Dianne yaşadığı tüm acı olaylardan belki de kızdan sorumlu tutuyordu şimdi. Gözlerini hafifçe kırstı ve doğrularak ayağa kalktı. Uzun bir kızdı. Rain denen kızdan uzundu. Ama Rain ayağa kalkmamış, belki de Dia'nın ayağa kalktığını bile fark etmemişti. Dia'nın asası cebince duruyordu. "Bana bak Beckenbauer! Senin gibi ortalıkta dolaşan bir almanla işim olmaz benim. Şimdi burdan hemen toz ol."

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cesaret Oyunu.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Triple H vs The Rock [Mayın Tarlası]
» Bütün KND ve Özellikleri
» Scooby Doo Neptune's Nest Oyunu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Büyücü Dünyası :: Knocturn Yolu :: Judas-
Buraya geçin: