AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Görücü Usulü

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lolita Shwetz
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 24
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 18/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî: Takım Kaptanı & Vurucu
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Görücü Usulü   Perş. Ağus. 18, 2011 1:29 pm



    Hubert Kraemer Lolita Shwetz
    Lolita'nın büyük annesi artık damat bulmanın zamanı geldiğini düşünür. Bu yüzden yakın aile dostlarını ve tabii ki onların çok sevgili oğullarını davet eder. Bulgaristan'ın göbeğinde olan malikanelerinde ağırlayacakları bu konuklaraysa evlenmek istemeyen Lolita tam bir felaket yaşatmak istemektedir; ama karşılaşacağı genç adam bütün planlarını alt üst eder. Çünkü Durmstrang'dan beklediği damat adayının aksine burnunun dibinden bir damat adayı gelmiştir. Peki bu adam Lolita'nın bütün Hogwarts sırlarını açığa çıkartacak mıdır?


"Kalk artık Daria."
"Ne!? Niye!?"
"Bu gün misafirlerimiz var. Kalk ve süslen."
"Ah... Efendim siz beni ne zamandan beri misafirlerinizin yanına davet eder oldunuz?"
"Gelecekteki kocan gelecek olduğundan beri. Şimdi kalk ve adam gibi bir şeyler giy ve şu akşamdan kalma görüntünü sil yüzünden."
Yatağın önünde oturmuş gözlerimi kocaman açmıştım. Daha demin ne dediğini kulaklarım işitmişti; ama beynim kabul etmemek için direniyordu. Sonunda korktuğum şey olmuştu ve büyük annem ablam gibi bana da bir damat adayı bulmuştu. Ne yazık ki sonum ablam gibi olmayacaktı. Bu gece o damat adayını ve sevgili ailesini kaçırmak için elimden geleni yapacaktım. Genede bunu büyük annemden gizli yapmalıydım. Yoksa bütün bir yıl ceza yiyebilirdim ve bu hiç hoşuma gitmezdi. Yani onun gözünü boyamalıydım. Bu planı uygulamak adına hemen yataktan kalktım. Banyoya koşup bir duş aldım. Odama döndüm, mavi bir gece elbisesi giydim. Tek kollu bir elbiseydi, üzerime tam oturduğundan çok hoş duruyordu. Sarı saçlarımı bu gün özenlice toplamıştım. Her zamanki okul görüntümün aksine tam bir hanımefendi olmuştum. Topuzumu tokayla tutturduğumda son bir kez aynaya baktım. Pembe rujum ve anlığımla basit bir makyaj yaptım. Gözlerimin altına mavi kalem çektim ve üzerine pembe bir far sürdüm. Gerçekten hoş olmuştu. Daima böyle olsam herhalde büyük annemin dediği gibi prenses filan olacaktım. Bu durum aslında can sıkıcıydı. Kendim olamamayı sevmiyordum. Şimdi gelen insanlarda beni yanlış tanıyacaktı.

Merdivenlerden inmeye başladığımda zil çoktan çalmıştı. Büyük annemin ev cini hemen kapıyı açmıştı. Aile üyeleri büyük bir mutlulukla salona ilerlediklerinde beni gören olmamıştı. Ben de onların yüzünü görememiştim ne yazık ki. Bari damat adayım biraz yakışıklı olsaydıda bu iş daha kolay olsaydı. Hem belki böylece evlenmeyi kabul bile edebilirdim. Tabi birazda sessiz olursa, sonuçta hayatımı yaşamalıydım. Düşüncelerim sayesinde gülümsedim. Dudaklarım bükülerek yukarı kalktı, mavi gözlerim salon kapısını taradı. Hemen ardından kapıdan iöçeri girdim. Büyük annem büyük bir mutlulukla bana kısa bir süre baktı. Ablam ve eşi de gözlerine inanamıyorlardı. Yılların deli kızı Daria gitmiş yerine gerçek bir hanımefendi gelmişti. Genede bilmedikleri ben içimde hala Lolita'ydım ve hiç değişmeyecekti. Tam kurbanlarımı seçmek için dönmüştüm ki büyük annemin beni tanıttığını duydum. Yüzümde gelin bakalım ifademi takındım; ama aile üyelerinin dönmesiyle bütün ifadem alt üst oldu. Tamamen şaşkına dönmüştüm. Damat adayı dört yıldır okuldan tanıdığım biriydi, herkes gibi o da beni bir s*rtük olarak tanımıştı. Şimdiyse karşımda damat adayı olarka dikiliyordu. Gözlerim şaşkınlıkla büyüdü ve Hubert'in şaşkın yüzüne odaklandı. Ne yapacağımı bilemediğimden sadece soludum.
"Sen..."


En son Lolita Shwetz tarafından Ptsi Ağus. 22, 2011 12:28 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hubert Kraemer
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Mücadele Tarafı : Çok çıkar çatışmalarına girmese de, tarafsız gibi gözükse de öylesine karanlık işte. Sırf bi' tarafta olmak için. Yoksa tarafsız gibi yani, tarafsız biliniyor hıhı.
Sihirsel Soy : Safkan.
Kayıt tarihi : 16/08/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
92/100  (92/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Görücü Usulü   Cuma Ağus. 19, 2011 1:11 pm


    Annem kıyafetimin bir yanından çekiştirirken, babam da ayakta durmuş bize bakıyordu. Her zamanki gibi takım elbisesini üzerine geçirmişti, kendine aynada bakma gereğini bile hissetmeyen bir duruşu vardı. Babam yıllar geçse de yaşlanmayan katı bir surata sahipti. Küçüklüğümden beri hep disiplinli ve ciddi bir adamdı. Çocukluğumu yaşamama izin vermediği gibi, gençliğimi de yaşayamıyordum onun yüzünden. Bir tek Hogwarts'ı evim olarak belllemiştim, bir tek orada istediğimi yapabiliyordum. Gerçi orada da dersliklerde uslu çocuk rolünü oynamak zorundaydım. Gece, herkes uykuya daldığı vakit kuralları çiğneyerek ayaklanıyordum ve minik grubumla beraber alkole bırakıyordum kendimi. Böyle yaşamaktan kesinlikle nefret ediyordum, babamın karşısında olduğum gibi davranamamak bana büyük bir acı veriyordu. Bu acıyı başka yollarla çözmeye çalıştığımı babam bir gün mutlaka öğrenecekti fakat o güne kadar mutlulukla yaşamayı planlıyordum ki, şu gelin işi çıkmıştı. Objektif olmak gerekirse, hangi açıdan bakılırsa bakılsın ben on beş yaşında bir gençtim. Hatta o yaşta genç bile sayılamazdım biz Almanlar'a göre, çocuktum daha ben. Babamlar münasip bir kısmet bulduklarını söyleyip duruyorlardı, onu kaçırmamam gerekiyormuş da. Okulda benimle ilgilenen onca kız varken, ben şimdi gidip babamın kısmetiyle evlenecektim. Babamın beni Hogwarts biter bitmez evlendireceğinden de emindim, belki de Hogwarts bitmeden. Derin bir iç çekişten sonra aynada kendime baktım. Bu kesinlikle ben değildim. Aynı babam gibi giyinmiştim, komik bir takım elbise ve onu süsleyen papyon. Geline rezil olacaktım. Aklımdan gelinin nasıl olacağını geçirdim. Kesinlikle o da benim gibi rezil bir kıyafet içinde gelecekti. Muhtemelen gözlüklü bir inekti, sosyal yaşamdan kopmuş bir yalakaydı. Saçlarımı geriye atacakken, annemin bakışlarıyla karşılaştım ve düzeldim. Babamın başını sallayışının ardından, onun arkasından ilerlemeye başladım.

    Gelinin evine vardığımızda içimde en ufak bir heyecan yoktu. Nasıl olsa bir sorun çıkacaktı ve biz de böylece buradan gidecektik. Bir süre bekledikten sonra hala sorun çıkmazsa, ben sorun yaratacaktım. Tabi babam vardı işin içinde, babamın yanında problem çıkartmak pek mümkün olmuyordu. Yine de her türlü buradan elimiz boş döneceğimize emindim. Oysa annem sanki düğünüm bugünmüş gibi heyecanlıydı. Tirtir titriyordu ve sürekli konuşuyordu. Normalde gayet asil, istifini bozmayan kadın bugün dile gelmişti. Kapıya doğru ilerlerken bahçeye bakıyordum. Ev gerçekten güzeldi, içinin de aynı güzellikte olduğundan emindim. Bir süre düşündükten sonra para için evlenebileceğimi aklıma getirdim yüzümde minik bir tebessüm eşliğinde. Babam paspasa ayaklarını silerken, annem de zile basmıştı. Bense sanki olaylarla hiçbir alakam yokmuşcasına evi inceliyordum. Gerçi bizim ev de pek küçük sayılmazdı ama bu ev gerçekten muazzamdı. Kapıyı açan yaşlı bayana gözlerim büyümüş bir şekilde bakmaya başladım. Gelinin bu olmayacağını ümit ederken annemler bayanla gülüşmeye başlayınca onun dünür olduğunu anlayarak rahatladım. Bayanın elini öptükten sonra, babam önde annemle biz arkada ilerlemeye devam ettik. Evin içi de gerçekten çok güzeldi, kökeni eskiye dayanan bir aile olduğu belliydi. Etrafta altın renginde bir sürü mumluk vardı, onunla uyumlu lambalar ve aynalar da evin gizemini ve zenginliğini ikiye katlıyordu. Gelini merakla beklerken yaşlı bayan onu tanıtmaya başlamıştı. İsim tanıdık gelmişti, ama onun olması imkansızdı. Merdivenin sonunda duran kızı gördüm, yüzüme garip bir gülümseme yerleştirdim. Bu kız, Hogwarts'ta ünlüydü. Adı gayet de duyulmuştu. Ve gerçekten de çok temiz (!) bir aile kızıydı. Babamın yaptığı bu seçim yüzümü güldürmüştü. Babamın yanıldığını görmekten büyük bir haz duymuştum. Fakat halinden oldukça memnundum. Bu sürtükle ne de olsa evlenmeyecektim. Şu anda bu akşamın mahvolması için elimde yeterince koz vardı. Olası bir durumda ağzımı açıp her şeyi mahvedebilirdim. İki aday karşı karşıya gelmiştik, kız ağzını açtı ve her zamanki aksanıyla konuşmaya başladı.
    "Sen..." Lolita, gerisini getirememişti. Tanıdık birini görmeyi beklemiyor olmalıydı. Elimi uzattım büyük bir memnuniyetle, demek sürtüğü adam edecek olan bendim. "Merhaba güzel bayan." dedim göz ucuyla babama bakarak. En başta bu işin sıkıcı olacağını düşünmüştüm fakat işin içine girdikçe eğlenmeye başlamıştım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lolita Shwetz
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 24
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 18/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî: Takım Kaptanı & Vurucu
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Görücü Usulü   Ptsi Ağus. 22, 2011 12:39 am

Büyük annemin bula bula ayyaşın tekini bulduğuna inanamıyordum. Tabii Hogwarts'da ki bütün anılarım o an beynime akmaya başlamıştı. Bu çocuğu ilk gecenin bir vakti görmüştüm. Arkadaşlarıyla bir şeyler içerken pek keyifli görünüyorlardı. Kör kütük sarhoş oluncada ne denli saçmalayabiliyordu. Şimdiyse karşımda tam bir beyfendi gibi dikilmişti. Babası ve annesinin yanında böyle olduğunu bilmek beni biraz güldürmüştü. Genede bu gülüşümü nezaketim olarak algıladılar. Demek ki herkes benim gibi bir şeyler saklıyordu. Asıl meseleyse bu damat adayını ve tabii ki çok sevgili ailesini kolaylıkla evden yollayabilirdim. Onları biraz birbirine sokmak yeterliydi. Ne yazık ki karşımda duran Hubert'da aynı şeyi benim için yapabilirdi. Aslında ilk ismimi yani Lolita'yı kullanması bile bir felaket yaratabilirdi. Bu yüzden beni selamlayışında adımı söylememesine sevinmiştim.

Bütün zarif tavrımı takınarak klasik bir selamlama yaptım. Saçlarımı geriye atarak yeşil gözlerimi adama diktim. Büyük annemin öğrettiği gibi elimi uzatırken "Merhaba. Ben Daria." diye kısaca ismimi söyledim. En azından bu ismi kullanması gerektiğini anlar diye umuyordum. Aslında elimi ona doğru uzatışımın bir sebebide biraz eğlenmekti. Elimi nezaketle öperken hafifçe kıkırdadım. Bunu anladığına emindim. Bu yüzden hiç vakit kaybetmeden büyük anneme itaat ederek oturduk. Büyükler bir süre sohbet ederken bense başıma Hubert'a dışarı çıkmak için izin istemesini işaret ediyordum. Aslında ben erkek olsam bu durum kolay olurdu, ama bu tip izinleri bizim ailemizde kızlar istemezdi. Bu yüzden Hubert'ın beni biraz bahçeye çıkartması gerekiyordu yada en azından büyük annemden kibarca izin istemedi. Bu yüzden gözlerimde durmadan kapıyı işaret ediyordum. Sonuçta ikimizde bu durumdan kurtulmak istiyorduk ve bu kas kafalı çocukla anlaşmam gerekliydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Görücü Usulü
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Muggle Dünyası :: BULGARISTAN-
Buraya geçin: