AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gürültülü İbadet

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 25
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Gürültülü İbadet   Ptsi Ağus. 15, 2011 4:07 pm



    Abril Nicholls .Vladimir Maksimov

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 25
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Ptsi Ağus. 15, 2011 4:40 pm


    Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur. Bunun için karanlıkta söylediğiniz her söz gün ışığında duyulacak. Kapalı kapılar ardında kulağa fısıldadıklarınız damlardan duyurulacaktır. Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın. Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun.
    Luka 12: 2-5


Sabah saatlerini kilisede geçirmeyi hep sevdim. Gözlerimi Meryem Ana’nın önünde her kapadığımda Tanrı’ya biraz daha yakın olduğumu hissederim. Gene aynı sebepten geldim bu taş duvarlar arasına. Kilisenin içini sıcaktan koruyan kalın taşların arasında girdim. Serinlik yüzüme bir bahar esintisi gibi çarptığında huzuru bulmaya geldiğimi biliyordum. Kutsal mabede adım atar atmaz da bulmuştum aradığım huzuru. Boynumdan hiç çıkartmadığım ufak haç kolyemi tişörtümün altından dışarı çıkarttım. İki elimin arasında alıp Meryem Ana’nın önünde eğildim. Tanrı’ma bir kez daha yakın hissetmek için yakarmaya başladım. Duamı bitirmeden hemen önce arkamda ayak sesleri duyuyordum. Başımı kaldırdım. Muggle bir peder bana bakıyordu. Ellerimi ayırıp ayağa kalktım ve gözlerimi pedere diktim. Ne diyeceğimi bir an bilemedim. Daha önce bu kiliseye gelmemiştim. Bu yüzden peder beni tanımıyordu. Adamın siyah saçları beyaz tenine düşmüştü. Saçları kadar siyah gözleri vardı. Gözlerinin içi Tanrı’nın ışığıyla kutsanmışçasına parlıyordu. Sakin bir sesle selam verdim ve hemen selamımı cevapladı. Adamın kalın sesinde ipeksi bir tını vardı. Bu tını içime yayılan huzura huzur katmış gibiydi. Adamsa yalnız kalmak istediğimi anlamışçasına birkaç adım geri çekildi. Bana aydınlık günler dilemesinin ardından kilise işlerine dönmek için acelesi varmış gibi yanımdan ayrıldı.

Aradan birkaç saat geçmişti. Kilisenin tahta sıralarından birine oturmuştum. İçeride benim dışımda birkaç muggle vardı. Hepsi ibadetini yerine getirmek için buradaydı. İçlerinden biri çok gergin görünüyordu. Günah çıkartmak için geldiği ama bunu daha önce yapmadığını hemen anlayabiliyordunuz. Bense elimi sarı saçlarıma götürüp huysuzca karıştırdım. Oturduğum sırada önüme döndüm ve diğerlerini umursamadan dua etmeye başladım. Tanrı’nın beni duymasını ve dualarımı kabul etmesini umuyordum. Küçük kardeşimin hastalığından kurtulmasını diliyordum. Ailem her ne kadar kofti olduğu için kardeşimin hastalığını önemsememiş olsa da ben kardeşimi Tanrı’nın yarattığı gibi kabul etmiştim. Bu yüzden zavallıcığın acı çekmesini ve tabii ki ölmesini hiç istemiyordum. Buna dayanamıyordum. Bu yüzden beklide binlerce kez Tanrı’ya yakarmıştım. Şimdide yakarıyordum. Tabiî ki arkadan gelen ses olmasa daha rahat olacaktı bu. Kilisenin girişinden yükselen ses sinirimi bozuyordu. Sonunda dayanamayarak yerimden kalktım. Tanrı’nın evinde böyle yüzsüzce gürültü yapabileni merak ediyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Abril Nicholls
Gryffindor IV. Sınıf
Gryffindor IV. Sınıf


Mesaj Sayısı : 23
Mücadele Tarafı : Arada
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 31/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
85/100  (85/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Ptsi Ağus. 15, 2011 5:33 pm



Hayatım da hiçbir şeyden gerçekten nefret ettiğimi hatırlamam. Defalarca benden aldığı ailem için isyan ettiğim Tanrı hariç. Kiliseye en son gittiğimde 7 yaşındaydım. O kadar kasvetli o kadar soğuk ve sinir bozucuydu ki insanların nasıl huzura kavuştuklarını anlamak güçtü. Özelliklede o günde. Herkes onların artık sonsuz mutluluk ve huzura kavuştuğunu söylüyordu. Ama ben biliyordum. Bu imkânsız nasıl olurda benden uzakta sonsuz mutluluğa kavuşmuş olabilirlerdi. Tanrı ya karşı olan nefretimi büyük bir aşka dönüştürmeye çalışan Kate e söz verdiğim için buradayım. Yıllar sonra yine bu kilisenin önünde ihtişamlı kapıdan içeri girerken o günkü burukluk üstümde. Bir kütüphane den bile daha sesiz ve gerçekten ürkütücü. Duvarlardaki heykeller ve resimler büyük bir karmaşanın içinde şaşırtıcı derecede uyumlu. Ve aslına bakılırsa huzurlu. Ama tabi ki bunu inkâr edeceğim.

Yavaş adımlarla ilerlerken bile attığım her adım kulaklarımı tırmalarcasına sesliydi sanki. Dua eden onca insanın dönüp bana bakmaması için olağanca çabamla en yakınımdaki tahta sıraya oturdum. Çantamı yere atmamla kilisede yankılanan sesten rahatsız olmuş birkaç kişi dönüp kötü kötü baktı. Burada ne yapacağımı bilmeden sessizce birkaç dakika oturdum ve bana doğru gelen garip giyinişinden peder olduğunu anladığım adamı görünce heyecana kapıldım. Yanlış bir Şey mi yapmıştım. Hızla ayağa kalktım. Nedenini anlamadığım bir şekilde o adamın benimle konuşacak olması ürkütmüştü. Sıraların arasından çıkmaya çalışırken yere atığım çantamı tamamen unutmuş olduğumu anlamak için artık çok geçti. Öncekinden çok daha büyük bir sesle farkında olmadan tekme attığım çantam hafifçe havalandı ve yere çakıldı. Düşmekten kurtulmuştum ama herkes bana bakıyordu. Ah evet tanrı beni evinde istemiyordu. Masum masum etrafıma bakarken bana doğru gelen sarışın çocukla göz göze geldim. Evet, bu hiç hoş değildi çaresizce birkaç adım ileride olan çantamı aldığımda kaçmak için zamanım kalmamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 25
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Ptsi Ağus. 15, 2011 6:05 pm

Kıza doğru ilerlediğimde kız hemen çantasını kaptı. Sarı saçları geriye savrulunca göz göze geldik. Mavi gözlerine kısa bir an baktım. Bakışlarımla birlikte yakınlaşmam devam ediyordu. Artık benden kaçacak zamanı olmadığından incecik kolunu tuttum. Kilisede bizi izleyen diğer insanlara ufak bir gülümseme atıp “Rahatsızlık için üzgün, Lütfen siz devam edin.” Diye soludum. Sessizlik yeniden sağlanmış olduğundan insanlar beni rahatlıkla duyabiliyordu. Kızın topuklu ayakkabı giydiğini gördüm. Onu bu şekilde bu taş zeminde yürütmek aptallıktı. Bu yüzden kolundan çekerek önünde durduğumuz tahta sıraya oturttum. Hemen yanına oturdum ve bir süre kıza baktım. Biraz korkmuş e çekinik bir hali vardı. Her ne kadar saçma davransa da Tanrı’nın evine gelmişti. Burada herkese kucak açılmalıydı, saçma davranan mugglelara bile. Bundan dolayı sinirimi geçirmeye çalıştım. Sakin gözlerle kıza bakmaya başlamıştım. Aslında üzgün görünüyordu. Yani burada olmak istemiyor gibiydi. Bu yüzden üzgündü. Tanrı’nın evinde olmaktan mutsuz olan birini gördüğüme inanamıyordum. Oysa buraya gelen herkes huzur bulurdu.

Birkaç saniyedir kızla birbirimize anlamsızca bakıyorduk. Sonunda birimizin konuşması gerektiğini hissediyordum; ama tabii ki insanlar dualarına döndüğü içinde konuşmak istemiyordum. Yeniden bizi dinleyeceklerdi çünkü. Sonra daha beteri olacak ve hiç tanımadığım bu peder bizi kapı dışarı atacaktı. Bu yüzden elimi dudaklarıma götürdüm ve hemşirelere özgü sus işaretini yaptım. Hemen bir parşömenle muggle usulü tükenmez kalem çıkarttım. Parşömene ilk aklıma gelen şeyi yazma ihtiyacı duydum. Genede bir süre bekledim ve sonunda dayanamayarak yazdım.
“Tanrı’nın evinde bu denli ses çıkartmaya utanmadın mı?”
Sonra bu yazdığımın çok anlamsız olduğunu düşündüm. Kızın her halinden utandığı belli oluyordu. Elleri kucağında birleşmiş, gözlerinde utangaç bakışlar vardı. Aslında bu bakışlar birazda merak olabilirdi. Çünkü parşömen kullanmaya mugglelar alışık değildi. Kızında bende kâğıt yerine böyle bir şey görünce garipseyeceğine emindim. Genede bunu umursamadım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Abril Nicholls
Gryffindor IV. Sınıf
Gryffindor IV. Sınıf


Mesaj Sayısı : 23
Mücadele Tarafı : Arada
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 31/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
85/100  (85/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Ptsi Ağus. 15, 2011 7:05 pm

Buraya gelmek iyi bir fikir değildi. Bundan bir kez daha emin olama mı sağlayan çocuk artık başımda duruyordu yardım amaçlı olmadığı kesindi kolumdan tuttu ve çekercesine beni kaldırdı. Kilisedeki diğer insanlara bana olan bakışları ve yüz ifadesinin tam tersiyle şirin ve sıcak bir gülümseme takınarak benim yerime konuştu. Kim oluyordu da hem kolumdan çekiştiriyor hem de benim adıma konuşuyordu. Üzgün değilim üstelik. Korkmuş ve utanmış bir tavırla yüzüne bakarken beni çekiştirmeye devam ederek henüz çıkmış olduğum sıralara oturttu.

Yüzüne baktıkça daha çok utanıyordum. Ve gözlerine baktığımda içime dolan garip hisle irkiliyordum. Bir süre anlamsız anlamsız bakıştıktan sonra konuşmam gerektiğini fark ettim. Bir özür borçluydum Fazla rahatsız olmuş olmalıydı. Dudaklarımı aralayacaktım ki benden önce davranarak susmamı işaret etti. Ne yani telepatiyle mi anlaşacaktık. Kendi kendime sırıttım. O sırada cebinden çıkarttığı kalem ve parşömenle ne yapmak istediğini anlamıştım. Kilisede karşılaştığım kızgın bir Muggle neden yanında parşömen kâğıdı taşıyordu ki. Çocuk elinde kalem ve kâğıtla öylece beklerken soran gözlerle bakıyordum. Birden hızlı hızlı yazmaya başladı. Sanki konuşsaydı bağırıyor olacaktı. Yavaşça okudum. Yazısı son derece okunaklıydı. “Tanrı’nın evinde bu denli ses çıkartmaya utanmadın mı?” Gözlerimi ona diktim yeterince utanmıştım yüzüme vurmasına gerek var mıydı? Kucağımda birleştirdiğim ellerimi ayırdım ve elinden kâğıt kalemi aldım. Beni böyle azarlamasına gerek yoktu. Hızlıca yazdım ‘’Sence yeterince rezil olmadım mı? Yüzüme vurmak zorunda değilsin zaten gidiyordum. Buraya neden geldim onu bile bilmiyorum. Her neyse hoşça kal.’’ Eline tutuşturdum ve kalkmaya yeltendim. Bu kez dikkatliydim. Daha fazla azarlanmaya niyetim yoktu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 25
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Salı Ağus. 16, 2011 3:07 pm

Elimden parşömeni aldı ve hiç garipsemeden üzerine bir şeyler yazmaya başladı. Utandığı belliydi bu yüzden daha şimdiden kendimi kötü hissetmiştim. Genede çok umrumda değildi. Sonuçta artık çok geçti, üzülmeme değmezdi. Utandığını vurgulayan bir şeyler yazdı ve sonunda veda etti. Ayağa kalkıp kapıya doğru ilerledi. Artık ses çıkartmamayı öğrenmiş gibiydi ama ayakkabıları istemsiz ses çıkartıyordu. Sonunda dayanamadım parşömen ve kalemi kenara fırlatarak ayağa kalktım. Kızın yanına koşarka geldim, kızı hızla dışarı sürükledim. Tahta kapıya ulaştığımızda arkama şöyle bir göz gezdirdim ve hızla kapıyı açtım. Kapının açılma sesiyle birkaç kişi yerinden kıpırdandı. Genede bunu çok umursamadım. Sonuçta dışarı çıkıp, içeri gerecke kişiler hep olacaktı. Kızı dışarı çırkarttım ve arkamızdan kapıyı tüm gücümle ittim. Kapı hızla çarptığında sırıttım.

Gözlerimi kıza dikmiş duruyordum. Sonunda dayanamayacağımı anlayarak "Sen deli misin? Merlin aşkına neden buraya böyle dalıyorsun." bağırdım. Hemen ardından ne dediğimi fark edip birkaç adım geriledim. Merlin'in adını kullanmıştım ve bir muggle bunu delice bulacaktı. Genede kendimi tutamamıştım. Sonuçta ben bir büyücüydüm ve o alışkanlıklara sahiptim. Kızın beni deli sanması önemli değildi. Parşömen başta sonra bir de bu... Kesinlikle anormal olduğumu anlayacaktı. Sonunda kollarımı göğsümde dolayıp arkamı döndüm. Kilisenin uzun sütunlarından birine dayandım. Gözlerimi kıza diktim ve bir şeyler demesini bekledim. En azından bir açıklama yapabilirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Abril Nicholls
Gryffindor IV. Sınıf
Gryffindor IV. Sınıf


Mesaj Sayısı : 23
Mücadele Tarafı : Arada
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 31/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
85/100  (85/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Salı Ağus. 16, 2011 6:47 pm

İnsanları anlamak güç. Neden bu kadar aşırı tepki gördüğüme anlam veremiyorum. Ne olmuş yani biraz sakarlık yaptıysam. Gergindim hepsi bu işte. Tanımadığı birine bu şekilde yaklaşmak neymiş ona gösterirdim ama bir kilise bunun için uygun değil. İnançları güçlü biri olamasam da saygısızlık yapamam.

Kapıya yaklaşmak üzereydim ki arkadan gelen ayak seslerinin sahibine bakmak için omzumun üzerinden baktım. Ah olamaz yine mi o. Umarım bu kez yanıma gelmiyordur. Yüzüme umursamaz bir tavır takındım ve bir iki adım atmama kalmadan yine üstümde hâkimiyet kurmak isteyen çocuk tarafından çekiştiriliyordum. Ne olduğunu anlayamadan kapının dışına çıkmıştık. Büyük bir gürültüyle kapıyı çarptı. İçeride yaptığı her şeye nasılda ters davranıyordu. Yaptıklarına anlam veremiyordum. Ne yaptığını sanıyorsun dermişçesine gözlerine bakıyordum. İşte yine o sessizlik anı. Birkaç dakika sonra daha fazla dayanamayarak bağırmaya başladı.Buda ne demek oluyordu ve ne hakla bana bağırabiliyordu. Sakince boşta olan elimle saçlarımı kulağımın arkasına attım. Bir iki adım gerilemiş olan sarışın çocuğa fazla yakışıklı olduğu halde bir pisliğe bakıyormuş gibi kısa bir süre baktım söylediklerini umursamamıştım bile. Konuşmadan önce söylediklerini kafamda tarttım. Çok sakin görünmeme rağmen tek ters kelimesinde hiçte hoş olmayan şeyler yapabilecek konumdaydım. Cebimde bir şey aramış gibi yapıp elimi asama attım. Farkında olmadan yaptığım bu hareketle kafamda sözleri anlam kazanmıştı. Merlin mi? Evet önce parşömen sonra Merlin. Yüzüme garip bir gülümseme yerleşmişti. Acaba oda mı benim gibiydi. Ya öyleyse neden daha önce hiç görmemiştim. Okulda ya da başka bir yerde. Kafamın içinde düşüncelerimle boğuşurken benden bir cevap beklediğini unutmuştum. Birkaç saniye de onda tanıdık bir şeyler aramak için süzdüm. Sinirli bakışlar atan gözlerine baktım. Sinir bozucu bir sakinlikte söze başladım ‘’Ne önemi var. Bilmiyordum gergindim ve birazda sakar. İnsanlar böyle şeyler yapabilir. Hem dur biraz sen kimsin de bana bu şekilde davranmak gibi bir hakka sahip oluyorsun. ’Son cümleye geldiğimde hızlanmıştım. Kafamdaysa soru işaretleri vardı. Ona açık açık soramazdım ya. Lafı değiştirmenin bir fırsatını yakalamalıydım. Onu daha önce hiç buralarda görmemiştim. Konuşmasına fırsat vermeden bakışlarımı yumuşattım ve elimi asamdan çekerek daha rahat bir pozisyona geçtim. ‘’ Seni ilk kez buralarda görüyorum. ‘’ Bulunduğumuz durumla tamamen alakasız bir cümleydi ama belki kafamdaki sorulara cevap bulabilmek için bir kapı aralayabilirdim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 25
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Gürültülü İbadet   Çarş. Ağus. 17, 2011 6:05 pm

Kızın açıklamasıyla beraber ona biraz haksızlık yaptığımı fark ettim. Genede artık geri alamayacağım için üstünde durmadım. Tam başımı sallayıp hoşçakal dileyecektim ki beni daha önce burada görmediğini söyledi. Ona baktığımda gerçekten merak etmiş olduğunu fark ettim. Kocaman açılmış mavi gözleriyle bana bakıyordu ve merakını biraz dindirmem için beklediğine emindim. Bunu yapıp yapmamak arasında kaldığımdan bir süre sessizce durdum. Ona neden burada daha önce gezmediğimi açıklayamazdım. Sonuçta bir muggledı ve büyücülerin dünyasını bilmemesi gerekiyordu. Genç yaşca büyücüler bilmemnesi bunu açıkça belirtiyordu. Bense burda durmuş bu kanunu çiğnemem adına bir soru soran kıza bakıyordum. Saçma bir durumdu, dönüp gitmeyi bilmeliydim.

Peder hızla kapıdan çıktığında ne olduğunu şaşırdım. Adam daha önce görülmeyen bir sinirle bize yaklaşıyorduç. Bir taraftan sözlenirken bir taraftan eliyle bizi kovalıyordu. Birkaç adım geriye kaçtım, gözlerimi kocaman açarak adama baktım. Ondan hiç beklenmeyecek bir şey yaptı ve bana bir küfür savurdu. Bu durum beni iyice şaşırttı. Gerilemeye devam ettim. Sonunda kızın kolunu hızla yakalayıp kilisenin bahçesinden dışarı çektim. Bir süre koşturmamın ardından durdum. Nefes nefese bir halde yanımda duran kıza baktım. Uzun kollu sivitimi çıkarttım, artık üzerimde duran tişörtten bütün kaslarım görünüyordu. Birazda terlediğim için daha fazla dikkat çekiyordu. Sonunda dayanamadım. kızı omuzlarından yakalayıp kendime döndürdüm. Bakışlarımı sabitleyerek "Beni bir daha da senin yüzünden buralarda göremeyeceksin zaten." diye bir cümle sarfettim. Sonra ne dediğimi anlayarak başımı gülümseyerek öne eğdim. Kızın tekini muggle kentinde dolaşmama sebebim olarak gösteriyordum. Bu durum gerçekten çok komikti. Benim zaten muggle kentinde bir işim yoktu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gürültülü İbadet
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Büyücü Dünyası :: Londra-
Buraya geçin: